18.yüzyılda Benjamin Franklin‘in yıldırımlar üzerinde yaptığı çalışmalardan bu yana elektrik alanında büyük gelişmeler kaydedilmiş olup artık günümüzde onsuz bir yaşam düşünülemez hale gelmiştir. Büyük enerji santrallerinde üretilen elektrik enerjisi yüksek gerilim hatları ile çok uzak mesafelere aktarılmakta, kurulan sistemler ile de en uçtaki evlere, işyerlerine varıncaya kadar dağıtılmaktadır.
Canlılar ise bazı vücut fonksiyonlarını yerine getirirken için vücutlarında ürettikleri elektrik enerjisini kullanmaktadır. Başta beyin, kalp gibi organlarımıza ait hücreler elektrik enerjisi üretir, ve sinirler yolu ile bunu kaslara diğer bölgelere iletirler, alıcılardan gelen sinyaller ise yine sinirler ile beyine yani merkezi sinir sistemine bir elektrik akımı olarak taşınır.