İngilizce deyimler-Call for Bir şeyi ya da bir kimseyi çağırmak
Call for:
1) Bir şeyi ya da bir kimseyi çağırmak
2) Alıp götürmek için uğramak
3) Gerektirmek
1- Your mother is calling for you.
Annen seni çağırıyor.
2- He is going to call for you tomorrow.
O, yarın sana uğrayacak. (Yarın seni gelip alacak.)
3- This project calls for close study.
Bu proje etraflı bir incelemeyi gerektiriyor.
Call in: