30 Eylül 2010 Perşembe

Kışın kilo almamak için dikkat etmemiz gerekenler

Kış aylarında vücut ve metabolizma kendini koruma altına almıştır ve daha yavaş çalışmaya başlar. Kışın yeme ihtiyacı artan kişi çok fazla karbonhidratlı yiyecekler yeme ihtiyacı duyar. Terleme de çok az olduğundan dolayı metabolizma hızı minimumdur. Bu yüzden bu dönemde dikkat edilmezse kilo artışı kaçınılmaz hale gelir.
Soğuk havalara karşı bağışıklık sistemi, hastalıklara (grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi) karşı kendini korumak için yağ yıkımını engeller. Bu durumda kış mevsimini sağlıklı geçirmek için bağışıklık sistemini biraz daha güçlendirmek gerekmektedir. Memorial Hastanesi’nden Diyetisyen Yeşim Çelik, güçlü bir savunma mekanizmasının temelinde yeterli ve dengeli beslenmenin yer aldığını belirtiyor. Kış aylarında metabolizmanın yavaşlamasına ek olarak fiziksel aktivitenin azalması da kilo artışına neden olmaktadır. Hormonal değişimlere bağlı olarak sindirim sisteminde kabızlık gibi problemler oluşabilir.

Güne sıkı bir kahvaltı ile başlayın
Metabolizmanızı iyi çalışır duruma getirmek için mutlaka güne kahvaltı yaparak başlamanız gerekmektedir. İyi bir kahvaltı ile güne başlamak sizin hem direncinizi koruyacak hem kilo kontrolünde siz yardımcı olacak hem de metabolizma hızınızın yavaşlamasını engelleyecektir.
Susamadan da su için
Yazın sıcaklar nedeniyle rahatlıkla içtiğimiz suyu kışın rahatlıkla tüketemeyiz. Su vücudumuzdaki bütün metabolik reaksiyonların temel direğidir. Kışın su kaybımız daha az olduğu için susama hissimiz azalır, ancak su ihtiyacımızı yine de karşılamamız gerekmektedir. Kışın metabolizmanızı çalıştırmak için susamasanız bile günde 2-2,5 ( 10-14 bardak) litre su tüketilmesi gerekmektedir.
Siyah çay ve kahve yerine bitki çayıyla içinizi ısıtın
Soğuk hava nedeniyle kışın favori içecekleri genellikle sıcak içeceklerdir. Sıcak içecek olarak genellikle kafein- tein içeriği yüksek olan çay- kahve tercih edilmektedir. Bu konuda bizim önerimiz bitki çaylarını tercih edilmesidir. Kuşburnu çayı C vitamini içerdiği için, rezene çayı gaz sorunlarına iyi geldiği için tercih edilebilir.
Greyfurt, lahana ve maydanoz kış hastalıklarından korur
Kış hastalıklarından korunmak, savunma mekanizmamızı güçlendirmek için de A ve C vitamininden yeterli beslenmek gerekir. Kış sebzeleri ve meyveleri de bu konuda bize yeterli oranda A ve C vitamini sağlayacaktır. Narenciye ( portakal, mandalina, greyfurt ) , havuç, kivi, lahanagiller ( karnabahar, lahana, brokoli, Brüksel lahanası ) , yeşil yapraklı sebzeler (maydanoz, tere, ıspanak ) A ve C vitamininden zengin besinlerdir.
Gerek günlerin kısalması gerekse havaların soğuması ile birlikte fiziksel aktiviteler azalmaktadır. Lifli besinlerin tüketiminin de azalması sonucu kabızlık sorunu kendini göstermektedir. Bu nedenle kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kuru baklagillerin, kepekli tahılların (esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna / pirinç / erişte / un) ve özellikle C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir.
Yağı, şekeri azaltın
Kış yaklaştıkça, vücudumuz ısı değişikliğine uyum sağlayabilmek adına harcadığı enerjiyi düşürür. Azalan fiziksel aktiviteye paralel olarak yağ ve şeker tüketimi de kısıtlanmalıdır.
Haftada 2-3 kez balık yiyin kalp ve kemik sağlığınızı garantiye alın
Kış mevsiminde güneş yüzünü daha az gösterdiğinden, D vitamini gereksinmesini karşılamakta sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu nedenle havanın güneşli olduğu günlerde 20-25 dakika kadar güneş ışığından direkt olarak yararlanmaya (hafif tempolu yürüyüşler olabilir) ve haftada 2 - 3 kez balık yiyerek kalp sağlığınızı korumaya ve kemiklerimizin de güneşin eksikliğini ( D vitamini yetersizliği ) daha az hissetmesini sağlayabilirsiniz.
Tatlı sizi ısıtmaz!
Uzun süreli açlıklardan kaçınılmalıdır. Enerji ihtiyacının karşılanması için fast food ya da yağdan, şekerden zengin gıdalara yönelmek doğru değildir. Kış mevsiminin soğuk günlerinde “Tatlı yersem ısınırım” mantığından vazgeçilmeli, gün içerisinde yeterli ve dengeli beslenerek vücudun ısı dengesinin korunması sağlanmalıdır.

Bu içerik internet kaynaklarından derlenmiştir

Soğuk Algınlığı ve Grip’de Doğru Beslenme

Sağlıklı yiyecekler soğuk algınlığı ve gripten korunmak ve atlatmak için yardımcı olmaktadır. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek istiyorsanız bu yazıyı okuyun.

İlk olarak meyve ve sebze öneriliyor. Örneğin: bir portakalda, magnezyum, potasyum, B6 ve C vitamini bulunmaktadır ve antioksidan açısından zengindir. Gripte genelde turunçgiller tüketilir. Sağlıklı ve güçlü bir bağışıklık sistemi için de C vitamini şarttır. Tamamiyle besinler hastalığı engellemez fakat büyük ölçüde katkıları vardır.
Sebzeler de A ve E vitamini içerdiğinden yararlı olmaktadır. Özellikle kış aylarında, günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmelidir. Böylece günlük, mineral, kalsiyum, lif ve antioksidan ihtiyacımızı karşılamış oluruz.
Bunun yanında su ve gerçek meyve suyu tüketmenin de faydası bilinmektedir. Taze meyve ve sebze seçilmelidir. Dondurulmuş ürünlerden, bezelye, mısır, fasülye yemeklerde kullanılabilir. Her öğüne bir meyve ya da sebze eklenmelidir. Örneğin kahvaltıda çilekli gevrek ya da muz tüketilebilir.
Bir bardak portakal ya da greyfurt suyu idealdir. Öğlen, üzüm, elma yanında domatesli, peynirli bir sandviç tüketilebilir. Avokado, marul, salata, sebze çorbası, armut hoşafı gibi gıdalar soğuk algınlığına iyi gelmektedir.

Bu içerik internet kaynaklarından derlenmiştir

Protein Deposu Yumurtanın Faydaları

Yumurta protein içeren bir besindir, içeriğinde yoğun enerji, vitamin, protein ve yağ barındırmaktadır. Bir yumurtadaki kolesterol miktarı 212 mg’dır ve 6 gram protein içerir. Kolesterolü yüksek olan kişiler kısıtlı tüketmelidir, çünkü günlük kolesterol tüketimi 300 mg’dır. Her gün bir adet yumurta, karaciğer, kan-yağ düzeylerini tehlikeye düşürmez. Özellikle çocuklar kahvaltıda mutlaka tüketmelidir. Sabah kahvaltısında bir yumurta yenmelidir, günün ilerleyen zamanlarında sizi tok tutacaktır.
Yumurta birçok önemli besin maddelerini içerir:

Kolin: Vücudun tüm sağlıklı hücre zarları için gerekli olan homosistein düzeylerini aşağıda tutmaya yardımcı olmaktadır. Kolin ayrıca zihinsel fonksiyonlar ve hafıza için önemlidir.
Selenyum: Vücudunuzun güçlü bir bağışıklık sistemi için gereksinim duyduğu bir mineraldir ve güçlü bir antioksidandır.
B Vitamini: Folik asit ve B2 vücudunuzun yemek yiyecek hale dönüştürmek için ve enerji almak için gereklidir. Folat ayrıca homosistein düzeylerini düşürür ve doğum kusurlarının önlenmesi için önemlidir.
A Vitamini: A Vitamini, iyi derecede görme, genel hücre büyümesi ve sağlıklı bir cilt için önemlidir.
E Vitamini: İyi bir antioksidandır ve C vitamini ve selenyum ile virüs ve mikropların vücuda zarar vermesini önlemektedir.
Lutein: Lutein ve Zeaksantin ile A vitamini yumurta sarısında bulunur. Lutein ve Zeaksantin gözünüzün retina ve yoğunlaşmış makula dejenerasyonunu önlemeye yardımcı olacaktır.
Gördüğünüz gibi, yumurta iyi beslenme için çeşitli maddeler içerir. Bir yumurtada beş gram ile yaklaşık 80 kalori vardır, bunu akılda tutmak ve yağ ve kalori alımını izlemek gerekir. Her gün bir yumurta iyidir, ancak üç veya dört yumurtayı her gün yemek çok kilo aldırabilir.

Bu içerik internet kaynaklarından derlenmiştir

Gıdaların Kalori Düzeyleri - Yiyecek Önerileri

Kalori diyet planları ve doğru beslenme için önerilen gıdalar son yıllarda yanlış bildirilmektedir.
Bu makalede gerçeklerle yüzleşeceksiniz. Günlük kalori alma miktarı %16 seviyesinde olmalıdır. Günümüzde erkekler 2500 kalori alırken kadınlar 2000 kalori almaktadır.
Fakat yediğimizden fazla egzersiz yapmamız gerekmektedir. Aksi halde tüm kalori vücutta kalır ve atılamayan yağlar obeziteye kadar gidebilir.
Beraberinde kalp hastalıkları, kolesterol gibi sorunları da getirir. Günde fazladan bir hamburger yediğimizde 400 kalori birden almış oluruz. Düzenli bir diyet listesi ve ardından egzersizle her şeyi yola sokmak mümkün.

Bazı yiyeceklerin kalori düzeyleri şu şekildedir.
(100 grama göre)
Yoğurt-100
Süt-70
Beyaz peynir-300
Kaºar peyniri-400
Yumurta(1 adet)-80
Biftek-280
Tavuk-132
Salam-450
Somon-170
1 dilim ekmek-100
1 dilim kepek ekmek-60
Haºlanmış makarna-85
Haºlanmış pirinç-125
Taze fasulye-90
Karnabahar-32
Ispanak-26
Badem-600
Ceviz-550
Ayçiçeği-560
Kiraz-40
Üzüm-57
Çilek-26
Bu gibi kalori listelerini dolabınıza asın ve dolabı açmadan önce bunu okuyup 2 kere düşünün. Gerçekten de o pastayı yemek istiyor musunuz, oysa ki bir elma ya da biraz kiraz yiyerek te tatlı ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Bu içerik internet kaynaklarından derlenmiştir

Kolesterol Tedavisi ve Kolesterol Diyeti

Doktorunuz size kolesterol sorununuz var dediği anda ilaç tedavisine başlamak aşırı tehlikeli, dikkat edin ! Yazıda okuyacağınız diyet programı kolestrolünüzü kontrol altına almanızı sağlayacak profesyonellikte !
Genellikle insanlar kolestrolün kalp ve damar hastalarında çıkan bi’ sorun olduğunu düşünsede, kilo problemi olanlar, alkol ve sigara kullananlar, şeker ve tansiyon hastası olanlarda kolesterol şikâyetiyle karşılaşabilir.

Kimler kolesterol ilacı kullanmalı?
Kalp krizi geçirmiş insanlar, geçici beyin atağı, felç, kalp damarlarında kolesterol sebebiyle daralma olan kişiler, stend takılı veya daha önce stend takılmış hastalar, bypass ameliyatı geçirenler, yakın ailesinde kalp krizi geçiren ve diyabetli kişilerin çok olduğu bir ailenin ferdi olanlar ciddi risk grubuna girdiği için kolesterol ilacı kullanabilir.
Kolesterol insana neler yapar?
• Gözaltında oluşan siyah halkalar
• Ağızda acı tat
• Bas ağrısı ve basta ağırlık hissi
• Görmede bulanıklık
• Baş dönmesi
• Hazımsızlık ve iştahsızlık
• Yorgunluk ve stres
• Uykusuzluk
• Sol kolda ve kalp üzerinde hissedilen ağrılar
Kolesterolü Dengeleyen Beslenme
Beslenme şeklinin değiştirilmesi ve uygun bir beslenme planıyla kolesterol sorunundan kurtulabilirsiniz. Doymuş yağlar ve trans yağlardan uzak durulmalı. Düşük yağ oranlarıyla beslenmek kolesterolü dengeler. Zeytinyağı, omega–3 bulunan balık, ceviz ve sebzeler, elma, yulaf gibi tahıllar, süt ve süt ürünleri, sarımsak… Gibi besinler kolesterolü normal değerlere çekiyor.
Kolesterol ilaçları sanıldığı gibi büyük yan etkilere sahip olan ilaçlar değildir. Fakat riskli durumlar hariç, kolesterol ilaçsızda tedavi edilebilir.
Bu içerik internet kaynaklarından derlenmiştir

Selenyum İçeren Gıdalar ve Kalp Hastalığı

Selenyum içeren gıdalar, kolesterol ve kalp hastalığı riski taşıyor mu, diyette önerilen bu gıdaya ne kadar güvenmeliyiz?
Mineraller kandaki kolesterol düzeyini yüzde 10 artırabilir. Yüksek kolesterol de arter daralmasına, krize ve felçe yol açabilir.

Selenyum, vücut bağışıklık sistemi, tiroid fonksiyonu ve üreme için önemli rollere sahiptir. Ayrıca vücudun antioksidan savunma sisteminin bir parçası, zararlı moleküllerden hücre ve dokuları koruduğu da bilinir.
Bazı kanıtlar selenyumun, anti-kanser özelliklerine özellikle prostat kanseri başta olmak üzere sahip olduğu hakkındadır. Önerilen günlük alım miktarı erkek için 60 mg, kadın için 75 mgdır. Selenyumun doz aşımında ise ortaya ciddi sorunlar çıkmaktadır.
Aslında alınması belli miktarda gereken bu element, doz aşımında şu sorunlara yol açar. Cilt, saç ve tırnak kaybı, kolesterol hastalığı, kalp hastalığına yol açar. Gerektiği kadar alındığında hiç bir sorun yaratmamaktadır.
Selenyum içeren gıdalar:
Brezilya kestanesi, kümes hayvanları, deniz ürünleri ve et gibi gıdalarda yer alır. Soğan, sarımsak, kırmızı biber de selenyum bulunan yiyeceklerarasındadır. Yulaf ve esmer pirinç de önemli miktarda sağlayabilir.

Bu içerik internet kaynaklarından derlenmiştir

Kandaki Şeker Seviyesi ve Kontrol Yöntemleri

Yüksek kan şekeri, şeker hastalığı gibi çeşitli ciddi hastalıklara yol açabilir. Kandaki şeker seviyesini belirlemek, düzenli kontrol ile olur, sağlık için gereklidir.
Öncelikle artıran kaynağı tespit etmek ve bir daha onu kullanmamak ilk şarttır.
Genellikle tüketilen gıda glikoza dönüştürülür. Kana karışarak tüm vücuda yayılır. Vücuttaki glikoz düzeyini koruyamazsak enerji salgılar ve pankreas üzerinde aşırı insülin üretilir.

Kan şekeri seviyesini düşük tutmak ve riskleri ortadan kaldırmak için 5 ipucu şöyledir.
Dengeli Beslenme. Bu seviye en etkili bir diyet ile kontrol altında tutulur. Yulaf ezmesi, soya fasülyesi, bezelye, yer fıstığı sınırlanmalı, bol sebze ve meyve alınmalıdır.
Egzersizler.
 Ağır egzersizle olumsuz sonuç verirken, kandaki şeker seviyesini normal seviyede tutmak için yürüyüş ve hafif sporlar yeterli olacaktır.
Diyabetik vitamin ve takviyeler. diyabetik şeker seviyesi çoğunlukla çinko veya krom eksikliği nedeniyle bozulur. Tavuk, sardalye ve tarçında bolca çinko bulunur. Fazla alındığında seviyeyi düşürür. Normal alınmalıdır.
Su ve diğer içecekler. Bol su, kafeinsiz kahve, kırmızı şarap, yeşil çay içmek kandaki şeker seviyesini en iyi şekilde düzenleyen kaynaklarıdır.
Düzenli uyku. Vücuda glikozu etkili bir şekilde işlemeye yardımcı olur.

Bu içerik internet kaynaklarından derlenmiştir